· 9 dk okuma

Vibecoding'de İyi Prompt Yazmanın 10 Kuralı

Vibecoding yaparken en kritik becerin kod yazmak değil — AI'a ne istediğini net ve etkili şekilde anlatmak. Buna "prompt yazma" deniyor ve vibecoding'deki başarının en az %80'i burada gizli.

Aynı projeyi iki kişi vibecoding ile geliştirdiğinde, neden biri çok daha iyi sonuçlar alıyor? Çünkü biri AI'a ne istediğini anlatmayı biliyor, diğeri bilmiyor. Fark, kullanılan araçta değil — verilen talimatta.

Bu yazıda, vibecoding'de iyi prompt yazmanın 10 altın kuralını, her biri için kötü ve iyi prompt örneklerini paylaşıyoruz. Bu kuralları öğrendiğinde, Claude Code ile çok daha etkili çalışmaya başlayacaksın.

Neden Prompt Kalitesi Önemli?

AI modelleri inanılmaz güçlü ama telepat değil. Senin kafandaki fikri birebir bilemez. Ona ne kadar net, detaylı ve yapılandırılmış talimat verirsen, o kadar iyi sonuç alırsın.

Bunu şöyle düşün: bir mimara "güzel bir ev yap" dersen, ortaya onun güzel bulduğu bir şey çıkar — senin istediğin olmayabilir. Ama "3 yatak odalı, açık mutfaklı, güneye bakan, bahçeli bir ev istiyorum" dersen, sonuç senin beklentine çok daha yakın olur.

Vibecoding'de de aynı mantık geçerli. Prompt kaliten = ürün kaliten. Şimdi bu kaliteyi artıracak 10 kuralı inceleyelim.

Kural 1 — Bağlam Ver

AI'a sadece ne yapmasını istediğini değil, projenin ne olduğunu, kimin için olduğunu ve hangi teknolojiyi kullandığını da söyle. Bağlam olmadan AI doğru kararlar veremez.

Bağlam vermek, AI'ın senin projen hakkında büyük resmi görmesini sağlar. Hangi framework kullanıyorsun? Hedef kitlen kim? Projenin amacı ne? Bu soruların cevapları, AI'ın ürettiği kodun kalitesini doğrudan etkiler.

Kötü prompt:

"Bir form yap."

İyi prompt:

"Next.js ve Tailwind CSS kullandığım bir SaaS projesinde, kullanıcıların iletişim formu doldurabileceği bir sayfa yap. Form alanları: isim, e-posta, konu (dropdown), mesaj. Form gönderildiğinde veri bir API route'a POST edilsin ve kullanıcıya başarı mesajı gösterilsin."

Gördüğün gibi ikinci prompt'ta AI, hangi teknoloji kullanılacağını, form alanlarını, veri akışını ve kullanıcı deneyimini net olarak biliyor. Sonuç çok daha isabetli çıkacaktır.

Kural 2 — Spesifik Ol

Genel talimatlar, genel sonuçlar doğurur. Ne kadar spesifik olursan, istediğin şeye o kadar yakın sonuç alırsın. Belirsiz bıraktığın her detayda AI kendi başına karar verecektir ve bu karar senin istediğin olmayabilir.

"Güzel bir tasarım yap" yerine güzelden ne kastettiğini tanımla. Renkler ne olsun? Yazı tipi ne olsun? Layout nasıl olsun? Ne kadar çok detay verirsen, AI o kadar isabetli çalışır.

Kötü prompt:

"Güzel bir landing page yap."

İyi prompt:

"Koyu arka planlı, minimalist bir landing page yap. En üstte logo ve navigasyon, hero section'da büyük bir başlık ve alt başlık, sağ tarafta ürün mockup görseli olsun. Altında 3 özellik kartı yan yana. Renk paleti: arka plan #0C0A09, vurgu rengi turuncu #FB3A1D, yazılar beyaz. Font: Plus Jakarta Sans."

Spesifik olmak, AI'ın tahmin etmek zorunda kalacağı şeyleri ortadan kaldırır. Bu da daha az düzeltme turu, daha hızlı sonuç demek.

Kural 3 — Adımlara Böl

Büyük ve karmaşık işleri tek seferde AI'a verme. Onun yerine küçük, yönetilebilir adımlara böl. Her adımda bir şeyi tamamla, sonra bir sonrakine geç.

Bu yaklaşımın iki büyük avantajı var: birincisi, AI küçük görevlerde çok daha başarılı. İkincisi, bir şey yanlış giderse hangi adımda bozulduğunu hemen anlarsın.

Kötü prompt:

"Kullanıcı girişi, dashboard, profil sayfası, ayarlar, bildirimler ve ödeme sistemi olan komple bir uygulama yap."

İyi prompt (adım adım):

"Önce kullanıcı kayıt ve giriş sistemi oluşturalım. E-posta ve şifre ile kayıt olunabilsin. Giriş yapan kullanıcı bir dashboard sayfasına yönlendirilsin. Şimdilik dashboard boş olsun, sadece 'Hoş geldin [kullanıcı adı]' yazsın."

İlk adım tamamlandıktan sonra dashboard'u, profil sayfasını, diğer özellikleri ayrı ayrı eklersin. Bu yöntem hem daha güvenli hem daha kontrollü.

Kural 4 — Örnekle Açıkla

Bazen ne istediğini kelimelerle anlatmak zor. Bu durumda referans ver, örnek göster. Beğendiğin bir siteyi, uygulamayı veya tasarımı paylaş. AI görsel veya kavramsal referanslarla çok daha iyi çalışır.

Referans vermek, AI ile aranızdaki iletişim boşluğunu kapatır. "Modern tasarım" senin için bir şey ifade ediyor, AI için başka bir şey. Ama "Stripe'ın web sitesindeki gibi temiz ve minimal bir tasarım" dediğinde, ikimiz de aynı şeyi anlıyoruz.

Kötü prompt:

"Modern bir fiyatlandırma sayfası yap."

İyi prompt:

"Stripe'ın fiyatlandırma sayfasına benzer bir pricing section yap. 3 plan olsun: Başlangıç (ücretsiz), Pro (aylık 29$), Kurumsal (aylık 99$). Her planın altında özellik listesi bulunsun. Ortadaki plan 'Popüler' badge'i ile vurgulansın. Aylık/yıllık geçişi için toggle buton ekle."

Referans verdğinde AI, hem tasarım dilini hem de layout yapısını çok daha doğru anlıyor.

Kural 5 — Kısıtları Belirt

Sadece ne istediğini değil, ne istemediğini de söyle. Kısıtlar, AI'ın gereksiz veya istenmeyen şeyler eklemesini önler. Bu özellikle büyük projelerde çok önemli.

AI bazen "yardımcı olmak" için fazladan özellikler ekleyebilir. Belki gereksiz bir animasyon, belki kullanmayacağın bir kütüphane, belki istemediğin bir yapı. Kısıtlarını belirtmek bunu önler.

Kötü prompt:

"Blog sayfası yap."

İyi prompt:

"Basit bir blog listeleme sayfası yap. Markdown dosyalarından içerik okunsun. Ekstra kütüphane kullanma, sadece Astro'nun yerleşik content collections özelliğini kullan. Yorum sistemi, sosyal medya paylaşım butonları ve newsletter formu ekleme — sadece başlık, tarih, özet ve yazıya link olsun."

Kısıtları belirtmek, projenin basit ve odaklı kalmasını sağlar. Gereksiz karmaşıklık, vibecoding'in en büyük düşmanı.

Kural 6 — Sonucu Doğrula

AI'ın ürettiği her şeyi kör bir güvenle kabul etme. Sonucu test et, çalıştır, kontrol et. Bir şey beklediğin gibi değilse, AI'a geri bildirim ver.

Doğrulama süreci aslında çok basit: uygulamayı çalıştır, tıkla, formları doldur, farklı senaryoları dene. Bir sorun gördüğünde AI'a söyle. Bu döngü, ürünün kalitesini sürekli artırır.

Kötü yaklaşım:

AI kodu yazdı, hiç kontrol etmeden bir sonraki özelliğe geçmek.

İyi yaklaşım:

"Formu test ettim. Boş alanlarla gönderildiğinde hata mesajı göstermiyor, doğrudan gönderiyor. Tüm alanlar zorunlu olsun ve boş bırakıldığında her alanın altında kırmızı hata mesajı gösterilsin. Ayrıca e-posta formatı geçersizse 'Geçerli bir e-posta adresi girin' uyarısı çıksın."

Test etmek vakit kaybı değil, tam tersine vakit kazandırır. Sorunları erken yakalamak, sonra büyük düzeltmeler yapmaktan çok daha kolay.

Kural 7 — Hata Mesajını Yapıştır

Bir hata oluştuğunda panik yapma. Hata mesajını olduğu gibi kopyala ve AI'a yapıştır. AI, hata mesajlarını okumakta ve çözmekte son derece iyi.

Birçok yeni vibecoder, hata gördüğünde "bozuldu, çalışmıyor" diye AI'a yazar. Bu, AI için çok belirsiz. Ama hata mesajını yapıştırdığında, AI tam olarak ne olduğunu anlıyor ve çözümü çok daha hızlı üretiyor.

Kötü prompt:

"Sayfa çalışmıyor, düzelt."

İyi prompt:

"Uygulamayı çalıştırdığımda terminalde şu hatayı alıyorum: 'TypeError: Cannot read properties of undefined (reading 'map')' — Bu hata src/components/UserList.tsx dosyasının 23. satırında oluşuyor. users verisi API'den gelmeden önce render edilmeye çalışılıyor olabilir. Bunu düzelt."

Hata mesajı + hangi dosyada olduğu + senin tahmin ettiğin sebep. Bu üçlü AI'a altın değerinde bilgi veriyor.

Kural 8 — İterasyonla İlerle

İlk prompt'tan mükemmel sonuç bekleme. Vibecoding bir diyalog, tek seferlik bir komut değil. AI ile konuşarak, adım adım ürününü şekillendiriyorsun.

Her iterasyonda bir şeyi düzelt, bir şeyi ekle, bir şeyi iyileştir. Bu süreç doğal ve beklenen bir şey. Profesyonel yazılımcılar bile kodu tek seferde mükemmel yazmaz — sürekli revize eder.

Kötü yaklaşım:

İlk sonuç mükemmel olmayınca "vibecoding çalışmıyor" deyip vazgeçmek.

İyi yaklaşım:

"Güzel olmuş. Şimdi şu değişiklikleri yapalım: 1) Header'daki logo biraz daha küçük olsun. 2) Buton rengini turuncuya çevir. 3) Mobilde kartlar alt alta gelsin, yan yana değil."

Her iterasyonda net, numaralandırılmış geri bildirim vermek, süreci çok verimli kılar. AI, numaralı listeyi adım adım takip eder.

Kural 9 — Referans Ver

Beğendiğin web sitelerini, uygulamaları, tasarımları AI'a referans olarak göster. Bu, kelimelerle anlatması zor olan şeyleri iletmenin en etkili yolu.

Referans, sadece tasarım için değil — iş mantığı, kullanıcı akışı ve özellikler için de geçerli. "Trello gibi bir kanban board" veya "Notion'daki gibi drag-and-drop" gibi referanslar, AI için çok değerli ipuçları.

Kötü prompt:

"Görev yönetim uygulaması yap."

İyi prompt:

"Trello'ya benzer bir görev yönetim uygulaması yap. Sol tarafta sütunlar olsun: 'Yapılacak', 'Devam Eden', 'Tamamlandı'. Her sütunda kart şeklinde görevler bulunsun. Kartların üzerine tıklanınca detay modalı açılsın. Ama Trello'dan farklı olarak drag-and-drop olmasın — bunun yerine her kartta 'İlerlet' butonu olsun."

Referans + farklılıklar. Bu formül AI'a hem büyük resmi hem de senin özgün isteklerini anlatır.

Kural 10 — Basit Başla

Bu belki de en önemli kural: karmaşıklığı en baştan ekleme, basit başla ve yavaş yavaş geliştir. İlk versiyonda sadece temel işlevsellik olsun. Görseller, animasyonlar, edge case'ler sonra gelir.

Basit başlamak iki şeyi sağlar: birincisi, çalışan bir şeyin olur — motivasyonun yüksek kalır. İkincisi, temel yapı sağlam olduğunda üzerine ekleme yapmak çok daha kolay.

Kötü prompt:

"Kullanıcı girişi, sosyal medya ile giriş, iki faktörlü doğrulama, profil sayfası, avatar yükleme, şifre değiştirme, hesap silme, admin paneli, kullanıcı yönetimi olan bir kimlik doğrulama sistemi yap."

İyi prompt:

"E-posta ve şifre ile basit bir kayıt ve giriş sistemi yap. Kayıt formunda isim, e-posta, şifre alanları olsun. Giriş yapan kullanıcı dashboard'a yönlendirilsin. Şimdilik bu kadar yeterli."

Temel çalıştıktan sonra sosyal medya girişi ekle, sonra iki faktörlü doğrulama ekle, sonra profil sayfası ekle. Adım adım, kontrollü bir şekilde.

Kötü vs İyi Prompt Örnekleri

Şimdi tüm kuralları bir arada görelim. İşte gerçek dünyadan kötü ve iyi prompt karşılaştırmaları:

Örnek 1: E-ticaret Sitesi

Kötü:

"Bir e-ticaret sitesi yap."

İyi:

"El yapımı takı satan küçük bir işletme için ürün kataloğu sayfası yap. Next.js ve Tailwind CSS kullan. Sayfada ürünler grid şeklinde görünsün (masaüstünde 3 sütun, mobilde 1 sütun). Her ürün kartında fotoğraf, isim, fiyat ve 'Sepete Ekle' butonu olsun. Ürün verileri şimdilik bir JSON dosyasından gelsin. Henüz ödeme sistemi ekleme."

Örnek 2: Dashboard

Kötü:

"Dashboard yap."

İyi:

"Bir fitness takip uygulaması için dashboard sayfası oluştur. Üstte 4 istatistik kartı olsun: bugünkü adım sayısı, yakılan kalori, aktif dakika, tamamlanan antrenman. Altında haftalık aktivite grafiği (basit bir bar chart). Veri şimdilik sahte (mock) olsun. Koyu tema, mor vurgu rengi kullan."

Örnek 3: API Entegrasyonu

Kötü:

"Hava durumu API'si bağla."

İyi:

"OpenWeatherMap API kullanarak şehir bazlı hava durumu gösterimi yap. Kullanıcı bir input'a şehir adı yazıp aratabilsin. Sonuçta sıcaklık (Celsius), nem oranı, hava durumu ikonu ve açıklama gösterilsin. API key'i .env dosyasında saklansın. Şehir bulunamazsa kullanıcıya uyarı gösterilsin."

Örnek 4: Mobil Uygulama

Kötü:

"Mobil uygulama yap."

İyi:

"React Native ve Expo ile basit bir not alma uygulaması yap. Ana ekranda not listesi olsun. Sağ altta '+' floating action button ile yeni not eklenebilsin. Her not'un başlığı ve içeriği olsun. Notlar cihazın local storage'ında saklansın. Silme özelliği olsun (sola kaydırma ile). Önce sadece bu kadar, backend daha sonra ekleriz."

Bu kuralları uygulamalı öğren: WP Okulu'nun vibecoding atölyesinde, prompt yazma tekniklerini gerçek projeler üzerinde pratik yaparak öğreniyorsun. 8 kişilik grupta, 3 haftada kendi ürününü geliştirirken bu kuralları içselleştiriyorsun. Atölye detaylarını incele →

Sonuç

Vibecoding'de başarı, hangi AI aracını kullandığınla değil, o araca ne kadar iyi talimat verdiğinle doğru orantılı. Bu 10 kuralı özetlersek:

  1. Bağlam ver — proje tipi, teknoloji, hedef kitle
  2. Spesifik ol — detaylı ve net talimatlar
  3. Adımlara böl — büyük işleri küçük parçalara ayır
  4. Örnekle açıkla — referans göster, beklentiyi tanımla
  5. Kısıtları belirt — ne istemediğini de söyle
  6. Sonucu doğrula — test et, geri bildirim ver
  7. Hata mesajını yapıştır — panik yapma, AI'a göster
  8. İterasyonla ilerle — mükemmellik bekleme, adım adım geliştir
  9. Referans ver — beğendiğin siteleri ve uygulamaları göster
  10. Basit başla — karmaşıklığı sonra ekle

Bu kuralları pratik ettikçe prompt yazma becerin doğal olarak gelişecek. Bir süre sonra düşünmeden uygulayacaksın. Ve o noktada vibecoding ile yapamayacağın şey neredeyse kalmayacak.

İlk vibecoding projeni nasıl planlayacağını öğrenmek için bir sonraki yazımızı oku →

Fikret Tozak
Yazar

Fikret Tozak

WP Okulu kurucusu. 15 yılı aşkın web geliştirme deneyimi. Anthropic sertifikalı vibecoding eğitmeni.

Vibecoding'i uygulamalı öğrenmek ister misin?

8 kişilik uygulamalı atölyemizde, 3 haftada kendi ürününü geliştir. Kod bilmene gerek yok.

Atölye Hakkında Bilgi Al →