Kim Ne Kadar Borçlu? Kendi Tahsilat Takip Panelini Yap | WP Okulu Blog
· 9 dk okuma · Son güncelleme: 29 Temmuz 2026

Kim Ne Kadar Borçlu? Kendi Tahsilat Takip Panelini Yap

Perşembe akşamı, dükkân kapanmış, kasa sayılmış. Masanın üstünde iki şey duruyor: kalın bir cari defteri ve içinde altı ayrı sekme olan bir Excel dosyası. Sen de şu soruyu soruyorsun — "Şu an piyasada ne kadar param var?"

Ve cevabı bilmiyorsun. Tahmin edebiliyorsun. "Bir buçuk milyon civarı olmalı" diyorsun. Ama hangi müşteride ne kadar, hangisinin vadesi geçmiş, hangi çek ne zaman ödenecek — bunların hiçbirini bir bakışta göremiyorsun. Defteri açıp sayfa sayfa geriye gitmen, Excel'de filtre çekip elle toplaman gerekiyor. Bu da bir akşamını yiyor.

Kötü haber: bu belirsizlik sana para kaybettiriyor. İyi haber: bu tam olarak bilgisayarın çözmek için yaratıldığı türden bir problem. Ve artık bu çözümü sana bir yazılım firmasının satması gerekmiyor — vibecoding ile kendi işine göre dikilmiş bir tahsilat panelini birkaç akşamda kendin yapabilirsin.

Bu yazıda somut bir işletme üzerinden gideceğiz: 180 cari hesabı olan, orta ölçekli bir inşaat malzemeleri toptancısı. Kod yazmadan, sadece derdini anlatarak nasıl bir panel çıkardığını adım adım göreceksin.

Somut Durum: Toptancının Defteri

İşletmemizin adı Demir Yapı olsun. Sanayi sitesinde bir depo, iki satış elemanı, bir de muhasebeye bakan bir kişi. Müşteriler çoğunlukla müteahhitler, küçük yapı marketler ve ustalar. Nakit satış az; işin neredeyse tamamı açık hesap — mal çıkıyor, ödeme 30, 60, bazen 90 gün sonra geliyor.

Tablo şöyle:

  • 180 aktif cari hesap — bunların yaklaşık 60'ı düzenli, kalanı ara ara alıyor
  • Ayda ~400 fatura ve irsaliye hareketi
  • 1.850.000 TL vadesi geçmiş alacak — ama bu rakam bile tahmini
  • 62 adet çek portföyde, hangisinin vadesi ne zaman, ancak çekmeceye bakınca anlaşılıyor
  • Ortalama tahsilat süresi 74 gün — yani vadesi 45 gün olan bir fatura ortalama 74 günde ödeniyor

Sistem şu şekilde işliyor: satış olduğunda irsaliye kesiliyor, cari deftere el yazısıyla işleniyor, ay sonunda muhasebeci Excel'e giriyor. Tahsilat geldiğinde de aynı döngü. Yani veri var ama bilgi yok. Rakamlar iki ayrı yerde, ikisi de birbiriyle tam tutmuyor, ikisi de gecikmeli.

Bunun somut sonuçları var:

Vadesi geçen alacak unutuluyor. Müşteri aramazsa, sen de hatırlamazsan, 90 günlük bir alacak sessizce 150 güne çıkıyor. Kimse kötü niyetli değil — sadece kimse takip etmiyor.

Hatırlatma yapmak utanç verici bir işe dönüşüyor. Müşteriyi arıyorsun, "Ahmet Bey, bir bakiyeniz görünüyor" diyorsun. "Ne kadar?" diye soruyor. Sen "Tam bilmiyorum, bir bakayım, dönerim" diyorsun. O konuşma orada ölüyor. Elinde net bir döküm olmadığı için, alacağını isterken sen mahcup oluyorsun.

Risk görünmüyor. Bir müşteri limitini çoktan aşmış olabilir ama sen ona hâlâ mal veriyorsun, çünkü toplam bakiyesini bilmiyorsun. Sorun çıktığında iş işten geçmiş oluyor.

Nakit akışı planlanamıyor. Önümüzdeki ay 400.000 TL'lik bir mal alımı yapman gerekiyor. Peki o tarihe kadar ne kadar tahsilat gelecek? Bilmiyorsun. Bu yüzden ya gereksiz yere kredi çekiyorsun ya da tedarikçini bekletiyorsun. İkisi de sana para kaybettiriyor.

Terzi Usulü Yazılım: Neden Hazır Program Değil?

"Bunun için ön muhasebe programı var" diyeceksin. Doğru, var. Ama iki problem çıkıyor.

Birincisi: hazır programlar herkese hitap etmek zorunda olduğu için senin işine hiç uymayan yüzlerce özellikle geliyor. Sen sadece "kim ne kadar borçlu, vadesi ne zaman" bilmek istiyorsun; program sana üretim reçetesi, personel bordrosu ve 40 çeşit rapor sunuyor. İçinde kayboluyorsun, personelin öğrenemiyor, altı ay sonra herkes Excel'e geri dönüyor.

İkincisi: senin işinin kendine has kuralları var. Sen "çimento alan müşteriye 30 gün, demir alan müşteriye 60 gün vade" veriyorsun. Bazı müteahhitlere hakediş ödemesi gelmeden fatura kesmiyorsun. Bir müşterinin çeki karşılıksız çıkarsa onu otomatik olarak "riskli" listesine alıyorsun. Hazır program bunları bilmez — bilse bile "özelleştirme" adı altında sana ayrı fatura keser.

Üçüncü bir mesele daha var: alışkanlık. Sen 15 yıldır aynı deftere aynı sırayla yazıyorsun. Personelin de öyle. Hazır bir program seni kendi mantığına uymaya zorluyor — "Bizde böyle çalışmıyor, siz alışacaksınız" diyor. Oysa kendi yaptığın panel, senin defterinin dijital hali olabilir. Aynı sütunlar, aynı sıra, aynı terimler. Öğrenme eğrisi neredeyse sıfır.

Terzi usulü yazılım tam da bu yüzden mantıklı. Nasıl ki hazır takım elbise omuzdan sarkıyor, hazır yazılım da iş akışından sarkıyor. Ama bugüne kadar terzi usulü yazılım pahalıydı — bir yazılımcıya iş yaptırmak, hem bütçe hem de tercüme problemiydi. Derdini anlatana kadar üç toplantı geçiyor, çıkan sonuç yine istediğin gibi olmuyordu. Claude Code gibi araçlarla bu denklem değişti: aradaki tercüman ortadan kalktı. Ne istediğini anlatabiliyorsan, yaptırabilirsin.

Panelin İskeleti: Beş Parça

İyi bir tahsilat paneli aslında karmaşık değil. Beş parçadan oluşuyor ve bu beş parçayı sırayla kurabilirsin.

1. Cari kart

Her müşteri için tek bir sayfa. Üstte özet: toplam bakiye, vadesi geçen tutar, en eski açık fatura, risk limiti. Altta hareket dökümü — hangi tarihte ne kadar mal çıktı, hangi tarihte ne kadar tahsilat girdi. Defterdeki sayfanın dijital hali, ama kendi kendine toplayan bir hali.

2. Hareket kaydı

Satış (borç) ve tahsilat (alacak) girişleri. Buradaki tek kritik detay şu: her hareketin bir vade tarihi olmalı. Fatura tarihi değil — vade tarihi. Çünkü paneli değerli kılan şey, "borç var" bilgisi değil, "borcun süresi doldu" bilgisi.

3. Vade takibi ve uyarı

Panel her sabah açıldığında sana şunu göstermeli: bugün vadesi dolan faturalar, bu hafta dolacaklar, vadesi geçmiş olanlar. Kırmızı, sarı, yeşil. Karar vermek için düşünmene gerek kalmasın.

4. Yaşlandırma raporu

Muhasebede "aging" denen tablo. Alacaklarını gecikme süresine göre gruplar. Bunu ilk kez gördüğünde muhtemelen biraz sarsılacaksın, çünkü işin gerçek fotoğrafı bu.

5. Hatırlatma metni üretici

Panelin en çok kullanacağın parçası. Bir müşteriyi seçiyorsun, panel sana gönderilmeye hazır bir mesaj metni çıkarıyor — bakiye, fatura numaraları, vade tarihleri ile birlikte. Kopyala, WhatsApp'a yapıştır, gönder. Konuşmanın "bir bakayım dönerim" kısmı ortadan kalkıyor.

En Zor Kısım: Banka Ekstresi ile Eşleştirme

Panelin gerçekten işe yaraması için, gelen paranın kaydedilmesi gerekiyor. Ve bu, defterde en çok aksayan yer. Banka hesabına para geliyor, açıklamada "HAVALE - MEHMET Y" yazıyor. Bu Mehmet kim? Hangi faturanın karşılığı? Kısmi ödeme mi?

Panelin bu işi senin yerine yapabilir. Bankadan aylık ekstreyi CSV olarak indiriyorsun, panele yüklüyorsun. Panel her hareketi cari kartlarla eşleştirmeye çalışıyor — isim benzerliği, tutar, tarih ve vade üzerinden.

Demir Yapı'nın bir aylık ekstresinde 214 hareket vardı. Panel şunu yaptı:

187 hareket (%87) Otomatik olarak doğru cari karta eşleşti ve ilgili faturaları kapattı
21 hareket "Bu kime ait?" diye sordu — sen bir kere işaretledin, panel bir daha sormadı
6 tutarsızlık Aynı tahsilatın iki kez girildiği mükerrer kayıtlar ve deftere hiç işlenmemiş 2 ödeme

O altı tutarsızlığın içinde kapatılmış sanılan ama aslında ödenmemiş 34.000 TL'lik bir fatura vardı. Panelin ilk ayında kendini fazlasıyla amorti etti. Tekrar eden banka masrafları, EFT ücretleri, POS komisyonları da otomatik ayıklandı — bunlar tahsilat değil, gider.

Bu mantığın daha derinine inmek istersen, aynı yaklaşımı hesap planı seviyesinde uyguladığımız banka mutabakatı yazımıza da göz atabilirsin.

Yaşlandırma Raporu: İşin Gerçek Fotoğrafı

Panel kurulduktan sonra ilk çıkan yaşlandırma raporu şöyle görünüyordu:

Vadesi gelmemiş 1.240.000 TL
1–30 gün gecikmiş 610.000 TL
31–60 gün gecikmiş 445.000 TL
61–90 gün gecikmiş 380.000 TL
90+ gün gecikmiş 515.000 TL

Yani "bir buçuk milyon civarı" tahmin edilen vadesi geçmiş alacak, aslında 1.950.000 TLydi. Ve daha kötüsü: bunun 515.000 TL'si 90 günü aşmıştı — tahsil edilme ihtimali her geçen hafta düşen para.

Bu tabloyu görmek acı verici ama dönüştürücü. Çünkü artık kimi arayacağını biliyorsun. Panel sana 90+ gün grubundaki 11 müşteriyi listeliyor. On bir telefon. Bir öğleden sonra.

Çekmecedeki 62 Çek

Türkiye'de esnafın alacağının önemli bir kısmı çek. Demir Yapı'nın portföyünde 62 adet çek vardı ve hepsi bir çekmecede, kabaca vade sırasına göre dizilmişti. "Kabaca" diyorum çünkü ay ortasında biri karıştırdığında düzen bozuluyordu.

Çek, tahsilat panelinde ayrı bir yaşam döngüsü olan bir kalem. Bir çek şu aşamalardan geçer: alındı → portföyde → bankaya verildi → tahsil edildi ya da kötü senaryoda karşılıksız çıktı. Ciro edilip tedarikçiye verilmişse bir de ciro edildi durumu var — ve o çek karşılıksız çıkarsa sorumluluk yine sana dönüyor.

Panelin bunu takip edebilir:

  • Vade takvimi: Önümüzdeki 30 günde hangi çekler ödenecek, toplam ne kadar? Nakit akışını planlarken bakacağın ilk ekran bu.
  • Kimin çeki, kim için: Çeki keşide eden ile sana veren farklı olabilir. Panelde ikisi de kayıtlı olsun.
  • Karşılıksız geçmişi: Bir müşterinin çeki daha önce karşılıksız çıktıysa, o müşteri yeni bir çek getirdiğinde panel seni uyarsın.
  • Ciro zinciri: Hangi çeki hangi tedarikçiye verdin? Sorun çıktığında geriye doğru izlemen gerekecek.

Bu dört maddeyi Claude Code'a olduğu gibi anlatman yeterli. "Çeklerin bir durumu olsun, portföyde-bankada-tahsil-karşılıksız diye. Vadesi 30 günden yakın olanları ayrı bir listede göster. Bir müşterinin geçmişte karşılıksız çeki varsa yeni çek girerken kırmızı uyarı çıksın." Bu cümleler, çalışan bir çek modülüne dönüşüyor.

Hatırlatmayı Utanç Verici Olmaktan Çıkarmak

Alacak takibinin en zor kısmı teknik değil, duygusal. Müşteriyi aramak istemiyorsun. İlişkiyi bozmaktan korkuyorsun. "Rica etsem" diye başlayan mesajlar yazıyorsun.

Bunun sebebi çoğunlukla belirsizlik. Elinde net bir döküm olmadığında konuşma bir pazarlığa dönüşüyor. Elinde döküm olduğunda ise sadece bir bilgilendirme oluyor.

Panelin ürettiği mesaj şuna benziyor:

Merhaba Ahmet Bey, Demir Yapı'dan yazıyoruz. Cari hesabınızda vadesi geçmiş 3 fatura görünüyor: 14 Nisan tarihli 42.500 TL (vade 14 Mayıs), 2 Mayıs tarihli 28.000 TL (vade 1 Haziran) ve 19 Mayıs tarihli 61.200 TL (vade 18 Haziran). Toplam 131.700 TL. Ödeme planı konusunda birlikte bir yol bulabiliriz, uygun olduğunuzda dönerseniz seviniriz. İyi çalışmalar.

Bu mesajı yazmak için 20 dakika düşünmen gerekmiyor. Panel müşteriyi seçince metni hazır veriyor, sen tonunu ayarlıyorsun ve gönderiyorsun. Ton da senin belirlediğin bir şey: yeni müşteriye nazik, üç kez sözünü tutmayana daha net. Panele "birinci hatırlatma yumuşak, üçüncü hatırlatma resmi olsun" diyebilirsin.

Uygulamalı öğrenmek istersen: WP Okulu'nun 8 kişilik vibecoding atölyesinde, 3 haftada kendi işine özel panelini sıfırdan geliştiriyoruz. Cari takip, stok, sipariş — hangi derdin varsa onun üzerinden ilerliyoruz. Atölye detaylarını incele →

Üç Ay Sonra Ne Değişti?

Demir Yapı panelini kullanmaya başladıktan üç ay sonra tablo şöyleydi. Ortalama tahsilat süresi 74 günden 51 güne indi. Bunun sihirli bir sebebi yok — sadece vadesi geçen faturalar artık unutulmuyor, hatırlatma zamanında gidiyor. 90+ gün grubundaki alacağın büyük bölümü ya tahsil edildi ya da ödeme planına bağlandı.

Daha önemli olan ikinci değişiklik: mal verme kararı artık veriye dayanıyor. Bir müteahhit gelip "50 ton demir lazım" dediğinde, satış elemanı panele bakıyor. Bakiye limitin üstündeyse mal çıkmıyor, önce bir kısmı tahsil ediliyor. Bu, kimseyle tartışmaya girmeden, sadece ekrandaki rakamı göstererek yapılan bir konuşma.

Üçüncüsü de en sessiz olanı: perşembe akşamları artık defter açılmıyor. "Piyasada ne kadar param var?" sorusunun cevabı bir tıklama uzağında.

Nereden Başlarsın?

Bu paneli yapmak için yazılımcı olmana gerek yok. İhtiyacın olan tek şey, işini iyi bilmen ve derdini anlatabilmen.

1. Elindeki veriyle başla. Excel dosyanı ya da defterinin bir sayfasının fotoğrafını al. Claude Code'a "Bu benim cari takip dosyam, bunu bir panele dönüştürmek istiyorum" de. Sıfırdan yapı kurmasını isteme — senin mevcut düzenini anlamasını iste.

2. Tek bir soruyu çözerek başla. "Kim ne kadar borçlu?" Sadece bu. Cari kart listesi ve bakiyeler. Bunu iki akşamda çalışır hale getirirsin. Vade, çek, yaşlandırma, hatırlatma — hepsi sonraki adımlar.

3. Kendi kurallarını anlat. "Çimento satışlarında vade 30 gün, demirde 60 gün." "Bir müşterinin bakiyesi 200.000 TL'yi geçerse uyarı ver." "Çeki karşılıksız çıkan müşteriyi otomatik riskli işaretle." Bu cümleler senin yazılımının şartnamesi. Kod yazmıyorsun — kural yazıyorsun.

4. Bir hafta kullan, sonra geliştir. İlk versiyonda eksikler olacak. Ama kullandıkça ne eksik olduğunu göreceksin. "Keşke burada tarih aralığı seçebilseydim" dediğinde, Claude Code'a söyle, o akşam eklensin.

5. Yanına ikinci bir parça ekle. Cari takip oturunca, aynı mantıkla stok takip uygulaması da kurabilirsin. İkisini birbirine bağladığında, satış anında hem stok düşer hem cari borçlanır. İşte o zaman elinde gerçek anlamda kendi yazılımın olur.

Sonuç

Tahsilat takibi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin en sessiz para kaybı. Kimse iflas etmiyor, kimse dolandırılmıyor — sadece herkes biraz unutuyor, biraz erteliyor, biraz mahcup oluyor. Ve toplamda yüz binlerce lira piyasada sallanıyor.

Bu problemi çözmek için ne büyük bir yatırıma ne de bir yazılım firmasına ihtiyacın var. İhtiyacın olan şey, işini senden daha iyi kimsenin bilmediğini fark etmek. Sen kuralları biliyorsun; AI da kodu biliyor. İkiniz bir araya gelince ortaya, hazır programların asla veremeyeceği kadar sana uyan bir araç çıkıyor.

Panelin bir sonraki doğal adımı, banka hareketlerini muhasebe kayıtlarınla otomatik eşleştirmek. Banka mutabakatı yazısını oku →


Kaynak: Bu yazı, Anthropic'in Claude kullanım senaryolarından uyarlanmıştır: Reconcile transactions across your accounts.

Fikret Tozak
Yazar

Fikret Tozak

WP Okulu kurucusu. 15 yılı aşkın web geliştirme deneyimi. Anthropic sertifikalı vibecoding eğitmeni.

Vibecoding'i uygulamalı öğrenmek ister misin?

10 kişilik uygulamalı atölyemizde, 2 haftada kendi ürününü geliştir. Kod bilmene gerek yok.

Atölye Hakkında Bilgi Al →
Sonraki grup Ağustos 🎯 -3.000 TL

Bilgilerin güvende. Sadece kayıt için kullanılır.