İşletmendeki Tekrarlayan İşleri Bul ve Otomatikleştir
Her pazartesi sabahı aynı rapor hazırlanıyor. Faturalar tek tek sisteme giriliyor. Personel çizelgesi elle dolduruluyor. Aynı bilgilendirme e-postası, isim değiştirilerek 40 kez gönderiliyor. Bunların hiçbiri zor iş değil — sadece her hafta yeniden yapılıyor.
İşin tuhaf tarafı şu: ekipteki herkes bu işlerden şikayet ediyor ama kimse durup "bunu otomatikleştirebilir miyiz?" diye sormuyor. Çünkü şikayet "bu iş çok uğraştırıyor" seviyesinde kalıyor. Bu cümle bir eyleme dönüşmüyor. Dönüşmesi için önce sürecin ne olduğunu, ne kadar sürdüğünü ve gerçekte neye mal olduğunu yapılandırılmış şekilde ortaya koyman gerekiyor.
Bu yazıda tam olarak bunu yapacağız. Somut bir işletme üzerinden gideceğiz: önce tekrarlayan işleri envanterleyeceğiz, sonra en çok kazandıracak olanı seçeceğiz, sonra da vibecoding ile küçük bir araç yapacağız. Ve en az onun kadar önemli olan şeyi de konuşacağız: hangi işleri otomatikleştirmemen gerektiğini.
Görünmeyen Fatura: Selin'in İşletmesi
Selin, İstanbul'da medikal malzeme tedariki yapan 14 kişilik bir şirketi yönetiyor. Ofiste 5 kişi çalışıyor: iki satış, bir muhasebe, bir depo sorumlusu, bir de Selin. Şirket iyi gidiyor, ciro büyüyor. Ama Selin'in kafasında sürekli aynı soru dönüyor: ekip neden hep bu kadar meşgul ama hiçbir şey ilerlemiyor?
Cevap, kimsenin takvimine yazmadığı işlerde saklı. Selin bir hafta boyunca not tuttu ve şunu buldu:
- Haftalık satış raporu: Muhasebe, ön muhasebe programından Excel'e veri aktarıyor, bayi bazında topluyor, grafik yapıyor, PDF'e çevirip Selin'e yolluyor. Haftada 3 saat.
- Fatura girişi: Tedarikçilerden gelen faturalar PDF olarak e-postayla geliyor, muhasebe tek tek açıp sisteme yazıyor. Haftada 5 saat.
- Depo personel çizelgesi: Depo sorumlusu, 9 kişinin vardiyasını her hafta Excel'de elle dolduruyor, izinleri kontrol ediyor, WhatsApp'tan paylaşıyor. Haftada 2 saat.
- Bayi bilgilendirme e-postası: Yeni fiyat listesi veya kampanya çıktığında satış ekibi 40 bayiye tek tek e-posta atıyor. Ayda ortalama 4 saat.
- Kritik stok kontrolü: Depo sorumlusu her sabah listeye bakıp azalan ürünleri işaretliyor. Haftada 2,5 saat.
Şimdi hesabı yapalım. Ofis çalışanının şirkete aylık toplam maliyeti (maaş, vergi, sigorta, yan haklar) ortalama 48.000 TL. Aylık 160 çalışma saati üzerinden saatlik maliyet yaklaşık 300 TL.
Sadece fatura girişini ele alalım: haftada 5 saat × 4 hafta × 300 TL = ayda 6.000 TL. Yılda 72.000 TL. Ve bu işin şirkete kattığı değer sıfır — fatura zaten var, sadece bir yerden başka bir yere taşınıyor.
Listenin tamamı haftada 12,5 saat, aylık 50 saat, yani ayda 15.000 TL, yılda 180.000 TL. Selin bu parayı hiçbir yerde görmüyor çünkü fatura gelmiyor. Ama bir buçuk kişilik maaşı, hiç kimsenin sevmediği işlere yatırıyor.
Şikayet Var, Envanter Yok
Çoğu işletme bu noktada iki hatadan birini yapar.
Birinci hata: Hiçbir şey yapmamak. "Herkes böyle çalışıyor" deyip devam etmek. Bu, yukarıdaki 180.000 TL'yi her yıl yeniden ödemek demek.
İkinci hata: En gürültülü şikayete atlamak. Muhasebeci en çok fatura girişinden yakınıyorsa, doğrudan onun için bir çözüm aramaya başlamak. Ama "en çok şikayet edilen iş" ile "otomatikleştirilmesi en kolay ve en kârlı iş" çoğu zaman aynı şey değildir.
Üçüncü hata daha da sinsi: hazır bir yazılım satın alıp sorunun çözüleceğini varsaymak. Yıllık aboneliği ödersin, ekip iki hafta kullanır, sonra herkes eski Excel'ine döner. Çünkü satın aldığın yazılım senin sürecini bilmiyor — kendi sürecini dayatıyor. Süreç uyuşmazlığı, en pahalı yazılımı bile kullanılmaz hale getirir.
Doğru yol, işe bir envanterle başlamak. Ve envanteri çıkarmak için sürecin gerçekten nasıl işlediğini bilmen gerekiyor — "işte, faturaları giriyoruz" seviyesinde değil, adım adım. Bir işin gerçekte nasıl yapıldığını, o işi yapan kişi bile çoğu zaman tarif edemez; çünkü otomatikleşmiştir, düşünmeden yapar. Senin görevin, o düşünülmeyen adımları görünür kılmak.
Adım 1: Süreci Yapılandırılmış Şekilde Ortaya Çıkar
İşte burada yapay zekayı ilk kez, ama kod yazdırmak için değil, düşünmene yardım etmesi için kullanacaksın.
Claude'a şunu söyle:
"İşletmemdeki tekrarlayan işleri değerlendirmek istiyorum. Bana doldurabileceğim bir değerlendirme şablonu hazırla. Şablonda her iş için şunlar olsun: işin mevcut nasıl yapıldığı, kim yapıyor, ne sıklıkla, ne kadar sürüyor, girdileri neler (hangi dosya, hangi sistem, hangi bilgi), çıktısı ne, süreçte hangi karar noktaları var, nerede tıkanıyor, bu işin başarılı sayılması için hangi ölçüt geçerli. Sorular basit ve net olsun, kod bilmeyen biri doldurabilsin."
Claude sana boş bir şablon üretir. Bu şablonu 5 tekrarlayan iş için ayrı ayrı doldurursun — kendi başına değil, işi gerçekten yapan kişiyle birlikte. Muhasebeci sana "PDF'i açıyorum, tutarı okuyorum, sisteme giriyorum" der; sen "peki hangi faturaları elemiyorsun?" diye sorarsın. İşte o cevap, sonradan otomasyonun kalbi olacak bir karar noktasıdır.
Fatura girişi için doldurulmuş şablon kabaca şöyle görünür:
- Mevcut durum: Tedarikçi faturayı PDF olarak e-postayla gönderiyor. Muhasebe e-postayı açıyor, PDF'i indiriyor, ön muhasebe programına tarih/tutar/KDV/tedarikçi/açıklama alanlarını elle yazıyor, dosyayı klasöre atıyor.
- Girdiler: E-posta eki, PDF fatura, tedarikçi listesi.
- Çıktı: Muhasebe sisteminde bir kayıt + arşivlenmiş dosya.
- Karar noktaları: Fatura daha önce girilmiş mi? Tutar sipariş tutarıyla uyuşuyor mu? Hangi gider kalemine yazılacak?
- Darboğaz: Ayın son haftası fatura sayısı üçe katlanıyor, muhasebe geceye kalıyor.
- Başarı ölçütü: Faturanın gelişinden 24 saat içinde sisteme girilmiş olması, sıfır çift kayıt.
- Kısıtlar: Ön muhasebe programının API'si yok, sadece Excel içe aktarma var. Muhasebeci Excel'e hakim, başka bir şey kullanmıyor.
Bu doldurulmuş şablonu tekrar Claude'a verirsin ve "bunu yapılandırılmış bir özete dönüştür, otomasyona uygun ve uygun olmayan adımları ayır" dersin. Elinde artık bir şikayet değil, üzerinde çalışılabilir bir belge vardır.
Adım 2: Neyi Otomatikleştireceğini Seç
Beş işin de envanteri çıktığında hepsini birden otomatikleştirmeye kalkma. Sırayla git ve ilk hedefi seç. Seçerken üç soruya bak: ne kadar zaman yiyor, kuralları ne kadar net, yapması ne kadar zor.
| İş | Aylık saat | Kural netliği | Yapma zorluğu | Karar |
| Fatura girişi | 20 saat | Yüksek | Orta | Önce bu |
| Haftalık satış raporu | 12 saat | Yüksek | Düşük | Sonra bu |
| Kritik stok kontrolü | 10 saat | Yüksek | Düşük | Sonra bu |
| Bayi e-postası | 4 saat | Yüksek | Düşük | Hazır araç yeter |
| Personel çizelgesi | 8 saat | Düşük | Yüksek | Şimdilik elde |
Tablo bir anda çok şeyi netleştiriyor. Fatura girişi en çok zaman yiyen ve kuralları en net iş — ilk hedef o. Personel çizelgesi ise saat olarak ciddi olsa da "Ayşe cumartesi çalışmak istemiyor, Mehmet'in çocuğu hasta" gibi insan yargısı gerektiren kararlarla dolu. Onu şimdilik elde bırakıyoruz.
Otomatikleştirmeye Değmeyen İşler
Bu, çoğu otomasyon yazısının atladığı kısım. Her tekrarlayan iş otomatikleştirilmeyi hak etmez. Şu dört durumda elde bırak:
Nadiren yapılanlar. Yılda üç kez yaptığın bir işi otomatikleştirmek için harcadığın iki gün, asla geri gelmez. Yıllık vergi beyanı hazırlığı, sigorta yenilemesi, yılbaşı envanteri — bunlar elle yapılır ve sorun olmaz.
Sürekli değişenler. Kuralları her ay değişen bir işi otomatikleştirirsen, aracı sürekli güncellemek zorunda kalırsın. Bakım maliyeti, kazandığın zamanı yer bitirir. Süreç oturmadan otomasyona geçme; önce standartlaştır, sonra otomatikleştir.
İnsan yargısı gerektirenler. Vardiya planlama, müşteri şikayeti çözme, fiyat pazarlığı, işe alım değerlendirmesi. Bu işlerde "doğru cevap" yok — bağlam, ilişki ve sezgi var. Yapay zeka sana taslak hazırlayabilir ama kararı sen verirsin.
Girdisi dağınık olanlar. Bilgi WhatsApp'ta, ajandada, birinin kafasında ve üç farklı Excel'de duruyorsa, otomasyon bu dağınıklığı düzeltmez — üstüne kurulur ve çöker. Önce veriyi tek yere topla. O bile başlı başına bir kazançtır.
Adım 3: Küçük Bir Araç Yap
Hedefi seçtin: fatura girişi. Şimdi Claude Code ile küçük, tek işe odaklı bir araç yapacaksın. Amaç bir "kurumsal ERP sistemi" değil — muhasebecinin haftada 5 saatini 1 saate düşüren bir yardımcı.
Doldurduğun şablonu Claude Code'a olduğu gibi verirsin ve şöyle başlarsın:
"Bir klasöre atılan PDF faturaları okuyup tarih, tedarikçi adı, fatura numarası, KDV hariç tutar, KDV oranı ve toplam tutarı çıkaran; bunları bir tabloda listeleyen basit bir web arayüzü yap. Her satırın yanında 'onayla' ve 'düzelt' butonu olsun. Onaylanan kayıtlar, muhasebe programımın kabul ettiği formatta bir Excel dosyasına eklensin. Aynı fatura numarası daha önce girildiyse uyarı versin."
Dikkat et: burada bir tam otomasyon istemiyoruz. İnsan hâlâ döngüde — muhasebeci okunan veriyi görüyor, onaylıyor veya düzeltiyor. Bu, otomasyon projelerinin en çok battığı yerden seni kurtarır: yanlış veriyi sessizce sisteme yazmak.
Birkaç gün kullandıktan sonra ikinci turu yaparsın:
"Sistemin okuduğu tutarla sipariş tutarını karşılaştıran bir kontrol ekle. Fark %2'den fazlaysa satırı kırmızı işaretle. Ayrıca ay sonu için, o ay girilen tüm faturaların tedarikçi bazında özetini gösteren bir sayfa ekle."
İki hafta içinde muhasebeci artık fatura yazmıyor, fatura onaylıyor. Aylık 20 saat, 3-4 saate iniyor. Aylık kazanç: yaklaşık 5.000 TL. Aracın maliyeti: bir Claude aboneliği ve senin birkaç akşamın.
Uygulamalı öğrenmek istersen: WP Okulu'nun vibecoding atölyesinde, kendi işletmendeki tekrarlayan işlerden birini seçip onu otomatikleştiren aracı 3 haftada sıfırdan geliştiriyorsun. 8 kişilik gruplarda, Anthropic sertifikalı eğitmen rehberliğinde, kendi gerçek verinle çalışarak. Atölye detaylarını incele →
Gerçek Kısıtlarına Göre Sadeleştir
Yapay zekaya "faturaları otomatikleştir" dersen sana muhtemelen bulut sunucu, veritabanı, OCR servisi ve API entegrasyonu içeren bir mimari önerir. Kağıt üzerinde harika, pratikte senin işletmen için ölü doğmuş bir plan.
Çözüm önerisini kısıtlarını söyleyerek al. Claude'a şunları açıkça yaz:
- Bütçe: "Aylık 30 dolardan fazla harcamak istemiyorum. Ücretsiz veya çok ucuz araçlarla çözelim."
- Teknik bilgi: "Ekipte yazılımcı yok. Sunucu yönetemem, terminal komutları ezberleyemem."
- Personel deneyimi: "Muhasebeci 20 yıldır Excel kullanıyor, yeni bir arayüz öğrenmek istemiyor. Çıktı Excel olmalı."
- Mevcut sistem: "Ön muhasebe programının API'si yok, sadece Excel içe aktarma destekliyor."
- Zaman: "Bu işe haftada en fazla 4 saat ayırabilirim."
Bu kısıtları verdiğinde öneri kökten değişir: bulut mimarisi yerine kendi bilgisayarında çalışan basit bir araç, veritabanı yerine bir Excel dosyası, karmaşık arayüz yerine tek sayfalık bir liste. Daha az iddialı ama gerçekten kullanılan bir çözüm.
Otomasyon projelerinin çoğu teknik yetersizlikten değil, kısıtlara uymadıkları için ölür. Kimsenin açmadığı mükemmel bir sistem, herkesin kullandığı basit bir araçtan daha kötüdür.
Kazancı Ölç, Yoksa Tartışma Bitmez
Otomasyon projelerinin ikinci ölüm sebebi: kimse kazancı ölçmez. Araç yapılır, iki hafta kullanılır, sonra "eh, çok da bir şey değişmedi" denir ve rafa kaldırılır. Oysa değişmiştir — sadece kimse bakmamıştır.
Ölçüm, otomasyona başlamadan önce başlar. Aracı yapmadan önce şu üç sayıyı yaz bir yere:
- Süre: Bu iş şu anda kaç saat sürüyor? Tahminle değil, bir hafta boyunca kronometreyle.
- Hata: Ayda kaç kere yanlış giriliyor, eksik kalıyor, geç yapılıyor? Fatura girişinde bu, çift kayıt ve yanlış tutar sayısıdır.
- Gecikme: İş, olması gereken zamanda yapılıyor mu? Faturanın gelişi ile sisteme girilmesi arasında kaç gün var?
Selin'in örneğinde araç devreye girdikten bir ay sonra tablo şöyleydi: süre 20 saatten 3,5 saate düştü, çift kayıt sayısı 4'ten 0'a indi, faturaların sisteme giriş süresi ortalama 6 günden 1 güne düştü. Bu üçüncü kalem, aylık saat hesabında görünmeyen ama en değerli kazanç: Selin artık ay ortasında bile gerçek gider tablosunu görebiliyor. Yani otomasyon sadece zaman kazandırmadı, daha iyi karar vermeyi mümkün kıldı.
Ve bir uyarı: kazancı "işten adam çıkarma" olarak okuma. Muhasebecinin 20 saati boşaldığında onu işten çıkarmazsın — tedarikçi anlaşmalarını gözden geçirmesini, alacak takibini sıkılaştırmasını istersin. Otomasyonun getirisi, boşalan saatin nereye gittiğine bağlıdır. Boşalan saat yeni bir sıkıcı işle doluyorsa, hiçbir şey kazanmamışsın demektir.
İlk 30 Gün İçin Yol Haritası
- 1. hafta — Envanter. Ekipteki herkes bir hafta boyunca tekrarlayan işlerini ve sürelerini not alsın. Tahmin değil, gerçek ölçüm.
- 2. hafta — Şablon. En çok zaman yiyen 5 iş için değerlendirme şablonunu doldur. İşi yapan kişiyle birlikte doldur, tek başına değil.
- 3. hafta — Seçim ve ilk sürüm. Tabloyu çıkar, bir iş seç, en kaba haliyle çalışan bir araç yap. Mükemmel olmasın, çalışsın.
- 4. hafta — Kullan ve ölç. Aracı gerçek işte kullandır. Süreyi tekrar ölç. Kazanç varsa bir sonraki işe geç; yoksa neden işe yaramadığını anla.
Bir şeyi baştan kabul et: ilk araç kusurlu olacak. Önemli olan, ilk sürümün mükemmel olması değil — ölçülebilir bir kazanç üretmesi. Haftada 5 saati 1 saate indiren kaba bir araç, hiç yapılmamış mükemmel bir sistemden sonsuz kere daha değerlidir.
Sonuç
İşletmendeki tekrarlayan işler bir fatura göndermiyor, o yüzden görünmüyorlar. Ama Selin'in örneğinde olduğu gibi, yılda 180.000 TL'yi sessizce yiyip bitiriyorlar. Bu paranın büyük kısmı geri alınabilir — ama sırayla: önce envanterle, sonra seç, sonra küçük bir araç yap.
Ve unutma: otomasyonun asıl kazancı zamandan tasarruf değil. Asıl kazanç, ekibinin veriyi bir yerden başka bir yere taşımayı bırakıp müşteriyle konuşmaya, ürünü iyileştirmeye ve düşünmeye vakit bulması. Makinenin yapabildiği işi insana yaptırdığın her saat, insanın yapabildiği işten çaldığın bir saat.
Bir sonraki adımda süreçlerini takip etmek istersen, kendi süreç takip uygulaması yapmayı deneyebilirsin. Kâğıt ve PDF yığınlarını düzenlemek de listende varsa, oradan başlamak iyi bir fikir: Evrak düzenleme yazısını oku →
Kaynak: Bu yazı, Anthropic'in Claude kullanım senaryolarından uyarlanmıştır: Workflow improvement planner.