Vibecoding ile Mobil Uygulama Yapılır mı? Gerçekçi Bir Değerlendirme
"Bir mobil uygulama fikrim var." Bu cümle, hemen herkesin aklından en az bir kere geçmiştir. Belki bir yemek siparişi uygulaması, belki bir fitness takip aracı, belki de tamamen yeni bir sosyal ağ fikri. Ama arada hep aynı engel var: mobil uygulama geliştirmek çok zor ve pahalı.
Peki vibecoding ile gerçekten mobil uygulama yapılabilir mi? Kısa cevap: evet. Ama her konuda olduğu gibi burada da bazı nüanslar var. Bu yazıda dürüst ve gerçekçi bir değerlendirme yapacağız — neyin mümkün olduğunu, neyin zor olduğunu ve en doğru yaklaşımın ne olduğunu anlatacağız.
Kısa Cevap: Evet, Ama...
Vibecoding ile mobil uygulama geliştirmek kesinlikle mümkün. Ancak beklentilerini doğru ayarlamak çok önemli. Vibecoding ile Instagram, TikTok veya Uber seviyesinde bir uygulama yapamazsın — bu uygulamalar yüzlerce mühendislik yıllık geliştirme sürecinin ürünü.
Ama şunları yapabilirsin:
- Kendi fikrini doğrulamak için çalışan bir MVP (Minimum Viable Product)
- Belirli bir sorunu çözen niş uygulamalar
- Küçük işletmeler için özel mobil araçlar
- Kişisel kullanım için pratik uygulamalar
- Basit e-ticaret ve vitrin uygulamaları
Yani vibecoding, mobil uygulama dünyasının kapısını açıyor ama seni hemen bir üst lige çıkarmıyor. Bu kapıdan girdikten sonra ne kadar ileri gidebileceğin, projenin karmaşıklığına ve senin öğrenme isteğine bağlı.
Mobil Uygulama Geliştirme Yöntemleri
Mobil uygulama geliştirmenin üç temel yaklaşımı var. Her birinin avantajları, dezavantajları ve vibecoding uyumluluğu farklı.
Native (Swift/Kotlin)
Native geliştirme, her platform için kendi dilinde kod yazmak demek. iOS için Swift veya Objective-C, Android için Kotlin veya Java kullanılır. Bu yaklaşım en iyi performansı ve en zengin platform özelliklerine erişimi sağlar.
Ama dezavantajları da ağır: her platform için ayrı kod yazmak gerekiyor (iş yükü iki katına çıkıyor), öğrenme eğrisi çok dik ve geliştirme süreci yavaş. Vibecoding ile native uygulama yapmak teknik olarak mümkün ama önerilmez — çünkü native geliştirme ekosistemi karmaşık ve debug süreci zorlu.
Vibecoding uyumluluğu: Düşük. Tavsiye etmiyoruz.
Cross-Platform (React Native / Flutter)
Cross-platform araçlar, tek bir kod tabanıyla hem iOS hem Android uygulaması geliştirmeni sağlar. React Native (JavaScript/TypeScript tabanlı) ve Flutter (Dart tabanlı) en popüler iki seçenek.
React Native, vibecoding için en uygun seçenek. Nedeni basit: JavaScript/TypeScript web geliştirmede de kullanılan bir dil ve AI modelleri bu dilde son derece güçlü. Claude Code React Native kodu yazma konusunda oldukça başarılı.
Vibecoding uyumluluğu: Yüksek. En çok önerdiğimiz yaklaşım.
PWA (Progressive Web App)
PWA, aslında bir web uygulamasının mobil cihazlarda uygulama gibi davranmasını sağlayan bir teknoloji. Kullanıcılar tarayıcıdan ana ekranlarına ekleyebiliyor ve çevrimdışı bile çalışabiliyor.
PWA'nın en büyük avantajı basitlik. Zaten bir web uygulaması yapabiliyorsan, bunu PWA'ya çevirmek çok kolay. App Store veya Google Play'e yükleme zorunluluğu yok. Ama native özelliklere (kamera, bildirimler, sensörler) erişim sınırlı.
Vibecoding uyumluluğu: Çok yüksek. En kolay başlangıç noktası.
Vibecoding ile Mobil: Nasıl Çalışır?
Vibecoding ile mobil uygulama geliştirmenin en etkili yolu React Native + Expo + Claude Code üçlüsü. Bu workflow'un nasıl çalıştığını anlatayım.
React Native, Facebook'un geliştirdiği bir framework. JavaScript ile yazılan kodu gerçek native bileşenlere çeviriyor. Yani senin uygulamanın bir web görünümü (WebView) içinde çalışmıyor — gerçek iOS ve Android bileşenleri kullanıyor.
Expo, React Native üzerine inşa edilmiş bir araç seti. React Native'in karmaşık kurulum sürecini ortadan kaldırıyor. Telefonuna Expo Go uygulamasını yükleyerek, geliştirdiğin uygulamayı anında cihazında görebiliyorsun. Bu, vibecoding için mükemmel çünkü yaptığın her değişikliği saniyeler içinde gerçek cihazda test edebilirsin.
Claude Code ise tüm kodu yazıyor. Sen ne istediğini anlatıyorsun, Claude Code React Native bileşenlerini oluşturuyor, navigasyonu kuruyor, state yönetimini yapıyor, API entegrasyonlarını gerçekleştiriyor.
Tipik bir workflow şöyle ilerliyor:
- Terminalde Claude Code'u aç
- "Expo ile yeni bir React Native projesi oluştur" de
- Uygulamanın ekranlarını ve işlevlerini tek tek anlat
- Her adımda Expo Go ile telefonunda test et
- Geri bildirimlerini Claude Code'a söyle, düzeltmeleri yaptır
- Uygulama hazır olduğunda build al ve mağazalara yükle
Bu süreçte sen hiç kod yazmıyorsun. Ama uygulamanın nasıl çalışacağını, hangi ekranların olacağını, kullanıcı akışının nasıl olacağını sen tasarlıyorsun. AI araç, sen mimar.
Yapılabilecekler
Vibecoding ile gerçekten yapılabilecek mobil uygulama türleri oldukça geniş. İşte somut örnekler:
Liste ve Takip Uygulamaları: Yapılacaklar listesi (to-do), alışveriş listesi, günlük tutma, alışkanlık takibi, okuma listesi. Bu tür uygulamalar CRUD (oluştur, oku, güncelle, sil) operasyonlarına dayanıyor ve vibecoding ile çok rahat yapılıyor.
Form Tabanlı Uygulamalar: Anket uygulamaları, veri toplama araçları, müşteri bilgi formları, sipariş formları. Formlar, doğrulama kuralları ve veri gönderimi — bunlar vibecoding'in çok güçlü olduğu alanlar.
Basit E-Ticaret: Ürün kataloğu, sepet sistemi, Stripe veya iyzico ile ödeme entegrasyonu. Tam bir Amazon yapamazsın ama 50-100 ürünlük bir mağaza uygulaması rahatlıkla geliştirilebilir.
Sosyal Ağ MVP: Kullanıcı profilleri, gönderi paylaşma, beğeni ve yorum sistemi, basit bir feed. Bir sosyal ağ fikrinin çalışıp çalışmayacağını doğrulamak için yeterli bir MVP oluşturabilirsin.
Bilgi ve İçerik Uygulamaları: Tarif uygulamaları, eğitim içerikleri, sözlükler, rehber uygulamaları. İçerik gösterimi, arama, kategorileme gibi özellikler vibecoding ile hızlıca yapılıyor.
İşletme Araçları: Randevu takibi, müşteri yönetimi (CRM), envanter takibi, vardiya planlama. Küçük işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran özel araçlar.
Zorlu Olan Kısımlar
Dürüst olmak gerekirse, vibecoding ile mobil uygulamada bazı şeyler zor. Bunları bilmek, gerçekçi beklentiler oluşturmak açısından önemli:
Karmaşık Animasyonlar: Instagram Reels tarzı geçişler, parallax efektler, karmaşık gesture-based (dokunma hareketi tabanlı) animasyonlar zor. React Native'de animasyon performansı hassas bir konu ve AI'ın ürettiği animasyon kodu her zaman pürüzsüz çalışmayabiliyor. Basit animasyonlar (fade in, slide, scale) sorunsuz ama karmaşık olanlar deneme-yanılma gerektirebilir.
Real-Time Özellikler: Canlı sohbet, anlık bildirimler, gerçek zamanlı konum takibi gibi özellikler teknik olarak mümkün ama kurulumu ve debug süreci karmaşık. WebSocket bağlantıları, push notification yapılandırması gibi konularda sabırlı olmak gerekiyor.
Native Cihaz Özellikleri: Bluetooth, NFC, ARKit/ARCore (artırılmış gerçeklik), HealthKit gibi platforma özgü API'lere erişim zor olabilir. Expo bu konuda her geçen gün daha fazla destek sunuyor ama hala sınırlar var. Kamera ve konum gibi temel özellikler sorunsuz çalışıyor.
Performans Optimizasyonu: Büyük listeler (10.000+ öğe), yoğun görsel içerik ve karmaşık hesaplamalar performans sorunlarına yol açabilir. AI genel olarak performanslı kod yazıyor ama edge case'lerde profesyonel optimizasyon gerekebilir.
Çevrimdışı Senkronizasyon: Uygulamanın internetsiz çalışması ve internet geldiğinde verileri senkronize etmesi karmaşık bir mühendislik problemi. Basit seviyede mümkün ama karmaşık senkronizasyon senaryoları zor.
Web Uygulaması mı, Mobil Uygulama mı?
Bu, en sık sorulan sorulardan biri. Her mobil uygulama fikrinin gerçekten native bir uygulama olması gerekmiyor. Bazen bir web uygulaması (veya PWA) çok daha mantıklı bir tercih.
Web uygulaması seç, eğer:
- Kullanıcıların uygulamayı sık sık kullanmayacaksa (ayda birkaç kez)
- Kamera, bildirim, sensörler gibi cihaz özelliklerine ihtiyacın yoksa
- Hızlı bir şekilde pazara çıkmak istiyorsan
- App Store onay sürecinden geçmek istemiyorsan
- SEO (arama motorlarında görünürlük) önemliyse
- Bütçen çok kısıtlıysa
Mobil uygulama seç, eğer:
- Kullanıcıların uygulamayı günlük kullanacaksa
- Push bildirimler kritikse
- Kamera, konum, sensör gibi cihaz özelliklerine ihtiyacın varsa
- Çevrimdışı çalışma önemliyse
- App Store / Google Play'de görünmek istiyorsan
- Daha "profesyonel" bir algı oluşturmak istiyorsan
Birçok başarılı startup, önce web uygulamasıyla başlayıp fikri doğruladıktan sonra mobil uygulamaya geçti. Bu strateji, vibecoding ile de son derece uygulanabilir.
Pratik Tavsiyeler
Vibecoding ile mobil uygulama geliştirmeye karar verdiysen, işte sana pratik tavsiyeler:
1. Önce PWA ile Başla
Eğer fikrinden emin değilsen, önce bir PWA yap. Web teknolojileriyle (Next.js veya Astro) hızlıca bir uygulama geliştir, PWA olarak yapılandır. Kullanıcılar test etsin, geri bildirim alsın. Fikir tutarsa React Native ile native versiyonunu yap.
2. Expo Kullan
React Native projesine sıfırdan başlama — Expo ile başla. Expo, kurulumu basitleştirir, Expo Go ile anlık test imkanı sunar ve build sürecini yönetir. Vibecoding ile Expo kullanmak, geliştirme sürecini çok hızlandırır.
3. Basit Başla, Yavaş Büyüt
İlk versiyonda sadece bir temel özellik olsun. Bir yapılacaklar listesi uygulaması yapıyorsan, ilk versiyonda sadece liste ekleme ve silme olsun. Kategoriler, hatırlatıcılar, paylaşım — bunlar sonraki versiyonlarda gelir. İyi prompt yazmanın kurallarını öğrenmek bu süreçte çok işe yarayacak.
4. Gerçek Cihazda Test Et
Simülatör güzel ama gerçek cihaz testinin yerini tutmaz. Expo Go'yu telefonuna yükle ve her değişiklikten sonra gerçek cihazda kontrol et. Özellikle dokunmatik etkileşimler, yazı boyutları ve performans açısından gerçek cihaz testi çok önemli.
5. UI Kütüphanesi Kullan
Sıfırdan her bileşeni tasarlamak yerine, hazır bir UI kütüphanesi kullan. React Native Paper, NativeBase veya Tamagui gibi kütüphaneler, profesyonel görünümlü bileşenler sunuyor. Claude Code'a "React Native Paper kullanarak bir ekran tasarla" dediğinde, sonuç çok daha profesyonel oluyor.
6. Backend İçin Supabase veya Firebase Kullan
Mobil uygulamanın genellikle bir backend'e (sunucu tarafı) ihtiyacı var: kullanıcı girişi, veri saklama, dosya yükleme... Sıfırdan backend yazmak yerine Supabase veya Firebase gibi BaaS (Backend as a Service) platformlarını kullan. Claude Code bu platformlarla entegrasyon konusunda çok başarılı.
App Store'a Yükleme Süreci
Uygulamanı geliştirdin, test ettin, her şey çalışıyor. Şimdi sıra mağazalara yüklemekte.
Apple App Store (iOS):
- Apple Developer hesabı gerekiyor (yıllık 99$)
- Expo EAS Build ile .ipa dosyası oluştur
- App Store Connect'e yükle
- Uygulama bilgilerini doldur: açıklama, ekran görüntüleri, kategori, yaş sınırlandırması
- Apple inceleme sürecine gönder (genellikle 1-3 gün)
- Apple'ın katı kuralları var — reddedilebilirsin, bu normal. Reddi düzelt ve tekrar gönder
Google Play Store (Android):
- Google Play Developer hesabı gerekiyor (tek seferlik 25$)
- Expo EAS Build ile .aab dosyası oluştur
- Google Play Console'a yükle
- Mağaza bilgilerini doldur: açıklama, görseller, içerik derecelendirmesi, gizlilik politikası
- İnceleme süreci genellikle birkaç saat ile birkaç gün arası
- Google, Apple'a göre daha esnek ama yine de kuralları var
Mağaza yükleme süreci ilk seferde biraz karmaşık gelebilir. Ama Claude Code'a "App Store'a yükleme için gerekli adımları anlat ve Expo EAS Build yapılandırmasını oluştur" diyerek teknik kısmı kolaylaştırabilirsin.
Önemli bir not: her iki mağaza da gizlilik politikası sayfası istiyor. Claude Code'a uygulamanın topladığı veriler hakkında bir gizlilik politikası sayfası oluşturmasını söyleyebilirsin.
Mobil uygulama fikrini hayata geçir: WP Okulu'nun vibecoding atölyesinde, web uygulamasından mobil uygulamaya kadar geniş bir yelpazede projeler geliştiriyorsun. 8 kişilik grupta, uzman rehberliğinde 3 haftada kendi ürününü oluştur. Atölye detaylarını incele →
Sonuç
Vibecoding ile mobil uygulama geliştirmek kesinlikle mümkün ve her geçen gün daha da kolay hale geliyor. React Native, Expo ve Claude Code üçlüsü, kod bilmeyen birinin bile çalışan bir mobil uygulama ortaya koymasını sağlıyor.
Ama gerçekçi olmak da önemli. Instagram yapamayacaksın — ama Instagram'ın ilk versiyonu da bugünkü Instagram değildi. Her büyük uygulama, basit bir fikirle ve minimal bir MVP ile başladı.
En iyi strateji: basit başla, hızlıca bir MVP çıkar, gerçek kullanıcılardan geri bildirim al ve iterasyonla geliştir. Vibecoding bu döngüyü inanılmaz hızlandırıyor. Daha önce aylar sürecek süreç, şimdi haftalarla ölçülüyor.
Eğer bir mobil uygulama fikrin varsa, beklemek için hiçbir neden yok. PWA ile başla, fikrni doğrula ve sonra React Native ile native versiyonunu yap. Vibecoding ile MVP geliştirme sürecini öğrenmek için bir sonraki yazımızı oku →